gelmek ne demek? Türkçe Sözlük

Güncellenmiş: 31-05-2026 by Wikilanguages.net
☞ share facebook ☞ share twitter

gelmek ne demek? Türkçe Sözlük. Türkçe Türkçe Sözlük, güncel türkçe sözlük, anlamı, nedir, anlamı nedir, atasözü, deyim, ne demek, dictionary, türkçe sözlük, türkçe, örnek, kelime, derleme sözlüğü, bilim ve sanat terimleri sözlüğü, atasözleri ve deyimler sözlüğü, türk işaret dili sözlüğü, kişi adları sözlüğü, türkçede batı kökenli kelimeler sözlüğü, sesli türkçe sözlük, karşılaştırmalı türkçe lehçeleri sözlüğü, tarama sözlüğü.

gelmek ne demek? Türkçe Sözlük - Türkçe Sözlük

gelmek pronunciation gelmek
gelmek -ir-den, -e, nsz 1. -den, -e, nsz Ulaşmak, varmak"Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş" - B. S. Erdoğan 2. Getirmek"Adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını &ccedi

gelmek - Türkçe Sözlük

gelmek DEYİMİ ANLAMI NE DEMEK?

gelmek -ir
-den, -e, nsz
1. -den, -e, nsz Ulaşmak, varmak
"Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş" - B. S. Erdoğan
2. Getirmek
"Adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim." - N. Cumalı
3. Oturmaya, ziyarete gitmek
"Dün akşam amcamlar bize geldi."
4. İsabet etmek
"Attığı top gözüme geldi"
5. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek
"Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."
6. Ortaya çıkmak, doğmak
7. Belli bir süre dolmak
"Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu." - N. Cumalı
8. Belli bir zamana ulaşmak
9. Kadar olmak
"Boyu ancak omzuna geliyor."
10. Çıkmak, yönelmek
"Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."
11. İzlemek, takip etmek
"Çocuklar arkadan geliyordu."
12. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak
"Kahve Brezilya'dan geliyor."
13. Katılmak, eklenmek
"Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."
14. Türemek
15. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek
"Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."
16. Sonuç çıkmak
"Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."
17. Dayanmak, tahammül etmek
"Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."
18. Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak
"Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez." - M. Ş. Esendal
"Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin." - R. H. Karay
19. -e Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek
"Dediğime geldiniz mi?"
20. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek
"Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."
21. Kazanılmak, sağlanılmak
"Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."
22. Uymak
"Bu ayakkabı sana küçük gelir."
23. Olmak, -e uğramak
"Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."
24. Akmak
"Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."
25. Düşmek, rast gelmek
"Buraya ışık gelmiyor."
26. Görünmek, sanılmak
"Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi." - H. Taner
27. -e Uygun düşmek
"Caddelerde oturmaya gelmez." - Ö. Seyfettin
28. -e Başlamak, ortaya çıkmak
29. Mal olmak
"Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."
30. Biriyle birlikte gitmek
"Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"
31. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil
"Uykusu gelmek."
32. yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur
"Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."
33. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar
"Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."
34. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar
"Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."
35. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil
"Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."
36. Herhangi bir sırada bulunmak
"Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."

gassal, gastrit, gastroenterolog, gastroenteroloji, gastronom, gastronomi, gastroskop, gastroskopi, gaşiy, gaşyolma, gaşyolmak, gato, gauss, gavot, gâvur, gâvurca, gâvurcasına, gâvur etmek, gâvur eziyeti, gâvur icadı, gâvur inadı, gâvurlaşma, gâvurlaşmak, gâvurluk, gâvurluk etmek, gâvur olmak, gayakol, gaybubet, gaybubet etmek, gayda, ebabil, ebat, ebcet, ebcet hesabı, ebe, ebebulguru, ebediyen, ebediyet, ebegümeci, ebegümecigiller, ebekuşağı, ebeleme, ebelemek, ebeleyiş, ebeli, ebelik, ebemkuşağı, ebesiz, ebet, ebeveyn, ebleh, eblehleşme, eblehleşmek, eblehlik, ebonit, ebru, ebrucu, ebruculuk, ebrulama, ebrulamak

Turkish

Sözlükler

  • Türkçe Türkçe
  • Türkçe

    Türkçe ya da Türk dili, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya'da konuşulan, Türk dilleri dil ailesine ait sondan eklemeli bir dil.[12] Türk dilleri ailesinin Oğuz dilleri grubundan bir Batı Oğuz dili olan Osmanlı Türkçesinin devamını oluşturur. Dil, başta Türkiye olmak üzere Balkanlar, Ege Adaları, Kıbrıs ve Orta Doğu'yu kapsayan eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulur. Ethnologue'a göre Türkçe, yaklaşık 83 milyon konuşuru ile dünyada en çok konuşulan 16. dildir. Türkçe Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs'ta ulusal resmî dil statüsüne sahiptir.

    Turkish